<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[Burak Serbest]]></title><description><![CDATA[burakserbest]]></description><link>https://www.burakserbest.com/yazilar</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 11:33:02 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://www.burakserbest.com/blog-feed.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title><![CDATA[Melun]]></title><description><![CDATA[Bugün dilencilikte ilk günüydü. Yoksulluğun ise elli yılı var, ilk üç yaş hatırlanmaz nasıl olsa. Yer bilmiyor, yordam bilmiyor. En kalabalık caddeyi seçiyor. Acemi işte. Bulvara gitmiş üstelik, satacak kendini, oğlanların pembe melodikasıyla. Popüler bir parça olsun. İkizler de Mustafa ve Kemal babalarına çok çok popüler bir şarkı öğretti. Ama sadece bir. Çünkü Münir'in sadece o kadar zamanı vardı. Bir an önce yollara düşmeliydi. Parçayı ikinci gün ezberledi, üçüncü gün pekiştirdi. Yalnız...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/melun</link><guid isPermaLink="false">698790f7babf74b7d0dd1ab9</guid><category><![CDATA[Öykü]]></category><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 19:22:34 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Ev]]></title><description><![CDATA[Belki de dünyanın öteki ucunda sessiz, sakin bir ev vardır içinde bir ben varımdır sadece ben sadece ama sadece ben dünyadaki tek ben pencereden dışarı bakan ben kapının önünü süpüren ben yemeği yapan, çamaşırları yıkan, rüyalara dalan ben ıslık çalan ağlayan gülen ben hepsi de ben bu ev dünyanın öbür ucunda çünkü burada, hayallerim sönüp sönüp ruhumda tütüyor is kokuyorum bu uca, yeri göğü aynı etmiş gri bir kış hakim üstümde tepiniyor öteki uçta ise  —artık BELKİ de demeyeceğim KESİN...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/___ev</link><guid isPermaLink="false">69cf986bf7044e6cf7aadfd7</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:38:53 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[İz —B]]></title><description><![CDATA[Dönüp dönüp onun öldüğü sabahı yaşıyorum. İnsanın hayat dolu, pespembe yanakları da olsa, gençliği de olsa, son saatlerinin farkında mıdır? Öleceğini biliyor mudur? Ondan önce uyanmıştım. Başucundaki alarmı kapattım. Çok güzel uyuyordu. Kafasını kuş tüyü yastığına gömmüş, derin derin soluyor; yana dönüşüne, pikeye sarılışına şahit oldum. Sarılacak bir can mı arıyordu? Belki de. Erken mi kalkmıştım? Ah yok mu benim o aceleciliğim, sarıp sarmalamasını beklemeliydim. Belki de. Çok güzel...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/i-z-b-1</link><guid isPermaLink="false">699c5f4ba2f37a9969cc2e35</guid><category><![CDATA[Öykü]]></category><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:08:18 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Tanrı Misafiri]]></title><description><![CDATA[Musa sıcağa bulanmış, tütüyordu. Öğle on iki, hava 45, hissedilen 55 dereceydi. Aklı başında her insan evladı bir çatı altına sığınmışken Musa, güneşi çatı bellemişti. Nehrin kenarındaki yüz yirmi dönümlük mandalina bahçesinin tek efendisiydi şimdi. Evin damı gözetleme kulesi, bütün bahçe ayağının altında, çiftelisi duvara dayalı, yeşil plastik sandalyesine gömülmüştü. Alabildiğine esmer, uzun burunlu -gölgesi şu anda en kısa- güneş ışınları dik, yüzü pütürlüydü. Görevden çok bir meydan...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/tanr%C4%B1-misafiri</link><guid isPermaLink="false">699c5f1d93dc5be36fd4b24d</guid><category><![CDATA[Öykü]]></category><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:07:30 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[GÖZÜ-]]></title><description><![CDATA[unutsak insanlığımızı dar sokaklarda ellerimiz birbirini arasa bir gece bulsak ağlasak aydınlık yok diye gözlerimiz hiç parlamasa hissetmesek o ağrıyı kaygılanmasak gelecekten feda etmesek düşleri ve her şey şehvet inadına dokunmasak arzulamasak ben sende hiç doğmamış olurdum K A R A.]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/_g%C3%B6z%C3%BC</link><guid isPermaLink="false">699c413b9b838a9bc87496db</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 12:00:09 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Durak]]></title><description><![CDATA[Bazen konuşmak istedim bazen öpmek bazense sadece bakmak, ama hiçbiri ne konuşulan ne öpülen ne de bakılan olmaya hazırdı.]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/durak</link><guid isPermaLink="false">699c3a0d93dc5be36fd46052</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 11:29:25 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Dilsiz Kuş]]></title><description><![CDATA[A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z; işte söyleyebildiklerimin hepsi bu. Hangi derslikti o, 1 —Ne? Yani koskoca dünya 29 harf miymiş? Yok mudur sanki, susmakla geçen bir ömür —benimkinin aksine. Bak şimdi, şimdi, şimdi —geçti ama o şimdi—  geç kaldım. Bir sonraki şimdi: dilsiz kuşun rüyası, seslerin ötesi, ŞİMDİ bu martı rüyalarında ötmüyor mu? Mesela gün doğuyor, kayığın ucunda; balıkçı emekçi, martının karnı doymuş, aylardan Şubat. Dilsiz...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/dizin</link><guid isPermaLink="false">69878f4f40d7c5baf3ac3850</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 19:15:42 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Göstere Göstere]]></title><description><![CDATA[Çamurun ahmağıyım, iyi bilirim —kuruyunca çatlar, dur ama, sen de bulandırma ölülerin toprağını. Su, nefes —hayat; göçmüş, gitmiş, gömülmüş. —Ne işin var sanki suyla? —Bataklık gölü balesi. Heyhat! Yaş —kupkuru bir zaman, defalarca, üst üste, art arda, usanmadan çağırıyor. Yolda bıraktıklarıma rağmen, adımlarım ağırlaşıyor, boğuluyorum, boğduklarım da çokça ya… HEY! Ama hayatsız, bir bataklıkta yaşıyorum, hatırladıkça kimi kimi —Ahmağı. —Prömiyer. Ne güzel kadınlar ve adamlar. —Yaşayanlar.]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/not-etti-m</link><guid isPermaLink="false">69878eeb03c01be20d328c6e</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 19:13:48 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Hülyalı Selim]]></title><description><![CDATA[Bir cinayeti itiraf etmek istiyorum memur bey… Adım Selim'dir efendim. Fakat çocukluğumdan bu yana kimse bana adımla hitap etmedi. Yeri gelir “Hülyalı Selim” yeri gelir “Hülü” yeri gelir “Lan Hülü” hatta hatta “Hülü Hu hu” dedikleri bile oldu- Tabii keserim kesmesine ama buradan başlamam gerekiyor… Valla hiçbiri gereksiz değil. Yoksa ben koskoca cinayet masası memur beyinin değerli zamanını alır mıyım, almam, haşa… Evet… Yalnız başlamadan bana da bir sigara verebilir misiniz… Tamam sustum…...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/h%C3%BClyal%C4%B1-selim</link><guid isPermaLink="false">69878ea003c01be20d328be7</guid><category><![CDATA[Öykü]]></category><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 19:12:37 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Yan Masa]]></title><description><![CDATA[Yan masadaki adamın adı Herman Raymond’dı. Hayır değildi. Zaten nereden bilebilirdim adını, hayatımda ilk defa görüyordum. Demek ki birine Herman Raymond demek için mavi, döşe kadar açık keten gömleğe ve göğsünden fırlamış yetmişlik beyaz kıllara ihtiyaç varmış. O döşte uyur İsa, pamuk pamuk, altın yatağında… Yanındaki çocuk da olsa olsa Huckleberry’dir. Ve Huck on ikisinde olmasına rağmen, hadi bilemedin on üç, şimdiden Raymond’ın kırmızı şarabına göz dikmişti. Yaş meselesi canını sıkıyor,...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/yan-masa</link><guid isPermaLink="false">69878db7b39e505046c44c8c</guid><category><![CDATA[Öykü]]></category><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 19:08:43 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Ğ’nin Yumuşak, Ilık, Öz-verili Yüreğine Karşı G’nin Editör, Sert, Ay Yüzü…]]></title><description><![CDATA[Kabuk tutmasını beklediğim üç şey: Biri solda, biri sağda, bir de sen, ben (Ve öteki) güz rengi Kaşıdıkça yaza çalıyor (Nokta) Hangimiz daha masumdur sence, babaya soralım, Kış rengi (Jop) kar kar saçları, top top elleri, öldürür bütün çiçekleri (Nokta) Peki hangimiz kızılı sarıya çalar: Ölüme meraklı olduğu için diğerini gömen (Nokta) Yaz kızım: Asil ve Adil, iki gardaş - DUR! Onlar çoktan öldü (Nokta) Kızıldım doğdum- DUR! En az ON yılı var (Nokta) Baba? Ne soldakini ne sağdakini kaşı, bir...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/%C4%9F-nin-yumu%C5%9Fak-il%C4%B1k-%C3%B6z-verili-y%C3%BCre%C4%9Fine-kar%C5%9F%C4%B1-g-nin-edit%C3%B6r-sert-ay-y%C3%BCz%C3%BC</link><guid isPermaLink="false">6985d7804b8c80b79ef007a5</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 21:43:44 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Kış Bahçesi]]></title><description><![CDATA[Gece yarısı uyandım güneş daha batmamış, beni çağırıyor. Babamın destek tekerlerini çıkarmadığı bisikletime atlıyorum. Kumlar batmayanın aynası, Simli  demişti kızım bir kere. Can kurtaranlar şehirde, derilerini dinlendiriyor, mavi bayrakları restoranlara sermiş servis yapıyorlar. Dalgakıran iskeleye sahip çıkamamış beni mi koruyacak. Bata çıka denize varırım sanıyorum ama değil, yaz yağmuruna benzemiyor oluktakiler. Tam tersine bir trafik, sahildekiler evlere taşınır, damla damla koca koca...]]></description><link>https://www.burakserbest.com/post/k%C4%B1%C5%9F-bah%C3%A7esi</link><guid isPermaLink="false">6985d7804b8c80b79ef007a8</guid><category><![CDATA[Şiir]]></category><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 21:26:22 GMT</pubDate><dc:creator>Burak Serbest</dc:creator></item></channel></rss>