Ğ’nin Yumuşak, Ilık, Öz-verili Yüreğine Karşı G’nin Editör, Sert, Ay Yüzü…
- Feb 5
- 1 min read
Updated: Feb 23
Kabuk tutmasını beklediğim üç şey:
Biri solda,
biri sağda,
bir de sen, ben (Ve öteki)
güz rengi
Kaşıdıkça yaza çalıyor (Nokta)
Hangimiz daha masumdur sence,
babaya soralım,
Kış rengi (Jop)
kar kar saçları,
top top elleri,
öldürür bütün çiçekleri (Nokta)
Peki hangimiz kızılı sarıya çalar:
Ölüme meraklı olduğu için diğerini gömen (Nokta)
Yaz kızım: Asil ve Adil, iki gardaş-
DUR!
Onlar çoktan öldü (Nokta)
Kızıldım doğdum-
DUR!
En az ON yılı var (Nokta)
Baba?
Ne soldakini ne sağdakini kaşı,
bir orta yol- dur!
Ben gündüz körüyüm (Hâl bu ki)
Bırakın da ateş böceklerini çakayım (Kuzgunide)
Bırakın da doya doya,
düşe kalka
kaşıyınca kabuğu kaldıra kaldıra (Korteks)
Hayatın tadını çıkarayım,
çok mu (Değil, gevezeler için bile)
Gök bakacak bir özne arar, Ğ-
DUR!
Ona çoktan tapıldı-
EEE yetti be (Haklı ve ünleyen)
Durmak istemiyorum,
haykırmak istiyorum (Pes)
çünkü sanki herkes unutmuş gibi
bugüne nasıl geldiğimizi (Tiz)
yorgun
At üstüme toprağı,
biri sola,
biri sağa,
bir de
hani bana hani bana (Nüktedan)
her şeye rağmen
Toprak (Örtülü) ölü toprağı (Ünlem, ünlem, parantez içinde Vatan ve Taş)
On Sekiz, Şubat, İki Bin Yirmi Dört
ADANA


