top of page


Serbest Meslek
bs

Ev
Belki de dünyanın öteki ucunda sessiz, sakin bir ev vardır içinde bir ben varımdır sadece ben sadece ama sadece ben dünyadaki tek ben pencereden dışarı bakan ben kapının önünü süpüren ben yemeği yapan, çamaşırları yıkan, rüyalara dalan ben ıslık çalan ağlayan gülen ben hepsi de ben bu ev dünyanın öbür ucunda çünkü burada, hayallerim sönüp sönüp ruhumda tütüyor is kokuyorum bu uca, yeri göğü aynı etmiş gri bir kış hakim üstümde tepiniyor öteki uçta ise —artık BELKİ de demeyec
Dilsiz Kuş
A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z; işte söyleyebildiklerimin hepsi bu. Hangi derslikti o, 1 —Ne? Yani koskoca dünya 29 harf miymiş? Yok mudur sanki, susmakla geçen bir ömür —benimkinin aksine. Bak şimdi, şimdi, şimdi —geçti ama o şimdi— geç kaldım. Bir sonraki şimdi: dilsiz kuşun rüyası, seslerin ötesi, ŞİMDİ bu martı rüyalarında ötmüyor mu? Mesela gün doğuyor, kayığın ucunda; balıkçı emekçi, martının karnı doymuş, aylardan
Göstere Göstere
Çamurun ahmağıyım, iyi bilirim —kuruyunca çatlar, dur ama, sen de bulandırma ölülerin toprağını. Su, nefes —hayat; göçmüş, gitmiş, gömülmüş. —Ne işin var sanki suyla? —Bataklık gölü balesi. Heyhat! Yaş —kupkuru bir zaman, defalarca, üst üste, art arda, usanmadan çağırıyor. Yolda bıraktıklarıma rağmen, adımlarım ağırlaşıyor, boğuluyorum, boğduklarım da çokça ya… HEY! Ama hayatsız, bir bataklıkta yaşıyorum, hatırladıkça kimi kimi —Ahmağı. —Prömiyer. Ne güzel kadınlar ve adamlar
Ğ’nin Yumuşak, Ilık, Öz-verili Yüreğine Karşı G’nin Editör, Sert, Ay Yüzü…
Kabuk tutmasını beklediğim üç şey: Biri solda, biri sağda, bir de sen, ben (Ve öteki) güz rengi Kaşıdıkça yaza çalıyor (Nokta) Hangimiz daha masumdur sence, babaya soralım, Kış rengi (Jop) kar kar saçları, top top elleri, öldürür bütün çiçekleri (Nokta) Peki hangimiz kızılı sarıya çalar: Ölüme meraklı olduğu için diğerini gömen (Nokta) Yaz kızım: Asil ve Adil, iki gardaş - DUR! Onlar çoktan öldü (Nokta) Kızıldım doğdum- DUR! En az ON yılı var (Nokta) Baba? Ne soldakini ne sağ
Kış Bahçesi
Gece yarısı uyandım güneş daha batmamış, beni çağırıyor. Babamın destek tekerlerini çıkarmadığı bisikletime atlıyorum. Kumlar batmayanın aynası, Simli demişti kızım bir kere. Can kurtaranlar şehirde, derilerini dinlendiriyor, mavi bayrakları restoranlara sermiş servis yapıyorlar. Dalgakıran iskeleye sahip çıkamamış beni mi koruyacak. Bata çıka denize varırım sanıyorum ama değil, yaz yağmuruna benzemiyor oluktakiler. Tam tersine bir trafik, sahildekiler evlere taşınır, damla
bottom of page