top of page


Serbest Meslek
bs

Melun
Bugün dilencilikte ilk günüydü. Yoksulluğun ise elli yılı var, ilk üç yaş hatırlanmaz nasıl olsa. Yer bilmiyor, yordam bilmiyor. En kalabalık caddeyi seçiyor. Acemi işte. Bulvara gitmiş üstelik, satacak kendini, oğlanların pembe melodikasıyla. Popüler bir parça olsun. İkizler de Mustafa ve Kemal babalarına çok çok popüler bir şarkı öğretti. Ama sadece bir. Çünkü Münir'in sadece o kadar zamanı vardı. Bir an önce yollara düşmeliydi. Parçayı ikinci gün ezberledi, üçüncü gün peki
Ev
Belki de dünyanın öteki ucunda sessiz, sakin bir ev vardır içinde bir ben varımdır sadece ben sadece ama sadece ben dünyadaki tek ben pencereden dışarı bakan ben kapının önünü süpüren ben yemeği yapan, çamaşırları yıkan, rüyalara dalan ben ıslık çalan ağlayan gülen ben hepsi de ben bu ev dünyanın öbür ucunda çünkü burada, hayallerim sönüp sönüp ruhumda tütüyor is kokuyorum bu uca, yeri göğü aynı etmiş gri bir kış hakim üstümde tepiniyor öteki uçta ise —artık BELKİ de demeyec
İz —B
Dönüp dönüp onun öldüğü sabahı yaşıyorum. İnsanın hayat dolu, pespembe yanakları da olsa, gençliği de olsa, son saatlerinin farkında mıdır? Öleceğini biliyor mudur? Ondan önce uyanmıştım. Başucundaki alarmı kapattım. Çok güzel uyuyordu. Kafasını kuş tüyü yastığına gömmüş, derin derin soluyor; yana dönüşüne, pikeye sarılışına şahit oldum. Sarılacak bir can mı arıyordu? Belki de. Erken mi kalkmıştım? Ah yok mu benim o aceleciliğim, sarıp sarmalamasını beklemeliydim. Belki de. Ç
bottom of page